CrackedMug

Karalama Defteri!

MT-800

“Vay canına!” diye bağırdı Ark, metal yığınlarının arasına dalarak. Sabahtan beri koşuşturan kendisi değilmiş gibi, bir enerji patlamasıyla ağır metal parçaları ve çer çöpleri kaldırıp bir kenara attı. “Bunlardan birini görmeyeli bayaa oldu.” dedi ortaya çıkardığı nesneye bakarak.

“Nedir o?” diye sordu Kad, nefes nefese Ark’ın yanına gelerek. “Bu çöplüğün içinde ne bulmuş olabilir… vayyyy” diye bir hayret nidası koyverdi. “Bu düşündüğüm şey mi?” diye ekledi sonra.

“Evet,” diye cevapladı Ark, yerde boylu boyunca yatan insan görünümlü robotu göstererek. “bu bir MT-800 modeli.”

“Çalışıyor mu?” diye sordu Kad, sesinde bir çekinceyle. Tüm MT serileri profesyonel savaşçılar olarak bilinirlerdi ve zamanında oldukça fazla zarara yol açmışlardı.

“Çalışıyordan kastının ne olduğuna bağlı.” diye cevapladı Ark, robotun etrafında dönerken.

“Enerjisi var mı diye sordum!” dedi Kad homurdanarak. “Pili bitmiş filan olmasın?”

“Pil mi?” dedi Ark bir kaşını kaldırarak. “Tüm MT modelleri nükleoid batarya kullanır, en az 50 yıl dayanması gerekiyor… Yani evet,” dedi Kad’ın sinirlendiğini farkederek. “Pili var.”

“Peki niye öylece duruyor?” diye sordu Kad. Hemen yanıbaşında bir savaşçı robotun, insan öldürmek için üretilmiş bir robotun bulunması onu rahatsız etmişti. Gerçi dışarıdakiler düşünülürse…

“EMD-virüs yüzünden… Eğer tekrar çalıştırabilirsek dışarıdakilere karşı bizi koruyabilir!” dedi Ark robotun kolunu kaldırmaya çalışırken. “Yardım edebilir misin?” İki adam ağır zırhlı kolu kaldırıp bir kenara çektiklerinde göğsün yan kısmındaki kontol paneli kapağı ortaya çıktı.

“Boşuna uğraşıyorsun.” dedi Kad. “Kapağı açabileceğini sanmıyorum. 10 yıl önce MT-500′lerden birinin panelini 2 paket SR-7 ile patlatarak açmayı denemiştim. Bana mısın demedi.”

“Manyetik koruması var.” diye cevapladı Ark. Etrafı biraz araştırıp ağır bir boru parçası buldu. “Ancak dostumuz en az 5 yıldır kapalı konumda. Rölelerin eskisi kadar iyi çalıştığını sanmıyorum… Geri çekilsen iyi olur.” dedi ve elindeki boruyu kontrol paneline indirdi. Metalik güm sesi binanın içinde yankılandı.

“Bunu tekrar yapmanı tavsiye etmem!” dedi Kad. “O şeylere yerimizi belli edeceksin!”

“Şimdi veya sonra,” dedi Ark boruyu yeniden kaldırarak. “Eninde sonunda yerimizi bulacaklar.” Bir güm sesiyle boru tekrar panelin kapağına indi.

Birkaç darbe sonunda “İşte!” diye bağırdı Ark, gözleri sevinçle parlayarak. Panelin kenarında bir çatlak oluşmuştu. Daha ince ve uzun bir demir parçası bularak ucunu bu çatlağa soktu. Kad ile beraber asıldılar ve sonunda panel kapağı, bir yırtılma sesi çıkartarak ayrıldı.

“Tekrar çalıştırsan bile bizi dinlemeyecektir.” dedi Kad son bir ikna gayretiyle. Ark’ın savaşçı robotu çalıştırmasını gerçekten istemiyor gibiydi.

Ancak Ark çoktan çantasındaki elektronik aletleri çıkarmış, yüzünü komik gösteren ışıklı ve büyüteçli gözlüklerini takmış ve işe girişmişti bile.

“Bu bir MT-500 değil.” diye başladı Ark. “MT-500′ler ölüm komandolarıydı. Cephaneleri tükenene ve biri onları yok edene kadar savaşırlardı. Ancak programlarındaki bu saldırganlık onların sonu oldu. Cephaneleri bitene kadar oyalamak yeterliydi. Sonra savunmasız kalıyordu.”

“MT-800 serileri ise farklıdır. SZ* betikleri içeren ilk modellerdir. Savaşın gidişatını yorumlayabilirler. Kazanamayacaklarını anladıklarında geri çekilebilir, diğer MT-800′ler ile savunma hattı oluşturabilir veya saklanıp sürpriz saldırılar yapabilirler.”

“Bunları biliyorum!” dedi Kad. “83. tabur ile Acheel’de bunlara karşı savaşmıştım! EMD olmasaydı kimse sağ kurtulamayacaktı…”

“MT-800 serilerinin tamamında merkezi işlemci ve bellekler bakır hücre içerisindedir.” dedi Ark. “EMD’den etkilenmezler…”

“Ama bu dostumuz çalışmıyor?” dedi Kad.

“EMD-virüs yüzünden.” diye cevapladı Ark. “Tüm merkezi sistemleri EMD’ye karşı korumalı. Ancak merkez ile iletişime geçmek için açık bir bağlantıya ihtiyacı var. EMD çok kısa bir süre, koruma sistemi yeniden devreye girene kadar, sadece yarım milisaniyeliğine bu bağlantıyı devre dışı bırakıyor. Tüm robotu yeniden programlamak için yeterli bir süre değil. Ancak EMD içerisinde SZ betiklerinde hatalara yol açabilecek çeşitli açıklar yollamak için yeterli.”

“EMD-virüs’ün yaptığı bu muydu?” diye sordu Kad. “Onları bozuyor muydu?”

“Hayır,” dedi Ark başını kaldırıp Kad’a bakarak. Büyüteçli gözlüğün arkasındaki gözleri, iki yuvarlak mücevher gibi görünüyordu. “sadece SZ karar mekanizmalarında bazı kısır döngülere yol açıyordu. EMD-virüs sonrasında bir çoğu MT-500′ler gibi davranarak yok edilene karşı savaştılar. Bazıları dost ve düşman üniteleri ayıramadığı için birbirine saldırdı. Buradaki dostumuz gibi olan bazıları da, durumu daha net değerlendirebilmek için bir kenara gizlendi. Sonunda da güç kaybını önlemek için kendilerini kapattılar. Merkezden birinin gelip onlara bilgi vermesini bekliyorlar.”

“Kaçıp saklandılar ha!” dedi Kad. “Bu onu bir korkak yapar!”

“O zaman için bir korkak,” dedi Ark. “şimdi ise bizim için bir umut…”

“Yeniden çalıştırdığında ya o da diğerleri gibi delirir ve bize saldırırsa?” diye şüphesini dile getirdi Kad.

“SZ betiklerinin merkezi sistemlere erişimini engelleyecek bir düzenleme yapıyorum.” diye cevapladı Ark. “Temel olarak bozuk kodları ve SZ’nin büyük kısmını devre dışı bırakıyorum. Annesinin sözünden çıkmayan bir çocuk gibi olacak. Sadece bizden emir alacak.”

“İki metre boyunda ve bir ton ağırlığında bir çocuk…” diye güldü Kad.

 

* SZ: Sanal Zeka, AI

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.